Kiliseler ve Katedraller Ne İşe Yarar? Kiliseler ve Katedraller Hakkında Her Şey

HIRİSTİYANLAR’in ibadetlerini yaptıkları dinsel yapılardır. Tapınma biçimlerinden, yerel kültür özelliklerine kadar çok çeşitli unsurların etkisiyle tasarımında değişik planlar ortaya çıkmıştır.

Erken Hıristiyanlık döneminde ortaya çıkan bir kilise, türü yatay bir ekseni bulunmayan merkezi planlı yapıydı. Bu tür kiliselerde çoğunlukla sekizgen ya da on altıgen gibi çokgen planlı bir iç mekâna sekiz ayak yerleştiriliyor, yapıyı örten kubbenin oturduğu bu ayaklarla dış duvarlar arasında çepeçevre bir koridor ortaya çıkıyordu. Bu türün örnekleri arasında Ravenna’daki Şanvitale Bazilikası ve Aachen’deki Palatina Şapeli vardır. Bu türün bir çeşidi de ayakların sekizgen değil, kare planlı bir iç mekânda yer aldığı İstanbul’daki S. S. Sergios ve Bakkhos Kilisesi’dir.

Hıristiyanlığın ilk dönemlerinden Ortaçağ’a kadar kilise yalnızca dinsel ayinlerin yapıldığı yer değildi: Aynı zamanda bir toplantı yeri ve köy yaşamının merkeziydi. 4. yüzyıl sonlarında, Roma İmparatorluğu’nun resmi dini Hıristiyanlık olunca, Hıristiyanlar, eskiden yapılmış binalardan yararlandılar: Fazla küçük olan putatapar tapınaklarından çok, Roma bazilikalarında (daha önce ticaret merkezi ve mahkemelerin duruşma salonu olarak kullanılıyordu) toplanmaya başladılar.

Bazilikanın planı basit bir dörtgen’dir, çoğu zaman, Uç şahından (bir orta ve iki yan şahın olmak Üzere) oluşur, ahşap damlıdır. Orta şahın yarım daire biçimindeki asbid ile devam eder (piskoposluk makamı orada bulunur). Girişten önce üstü açık bir avlu (atrium) ve sonra Ustu kapalı bir revak (dış dehliz) vardır, bu revak sonradan kapı sundurması’na dönüşecektir.

Latin haçı

Bazilika planı yüzyıllar boyu değişimlere uğramakla birlikte pek uzun süre kullanıldı. 5. ve 6. yüzyıllarda kriptos meydana çıktı. Bu, bir azizin cesedini veya kutsal kalıntılarım saklamak Üzere absidin altına kazılan yeraltı kilisesiydi. Sonra absidlerin sayısı arttı: Din adamlarına ayrılmış koro yeri’ nin ve ayini yöneten papaza ayrılmış mihrap’ ın yer aldığı orta şahından başka, yan sahınlar da absidlerle uzatıldı. Koro yerinin çevresinde, yan absidlerin uzantısı olan bir gezinti yeri, ziyaretçilerin mihrabın altına yerleştirilmiş olan kutsal kalıntıları görmesini sağlar.

Enlemesine bir şahın (transeptum), absidin önündeki satımları keser (bu kesişme, transeptum çaprazım meydana getirir) ve kiliseye, kollan eşit uzunlukta olmayan bir Latin haçı biçimi verir. Bu değiştirilmiş bazilika planı Batı Roma’nın gotik ve roman kiliselerinin çoğunun planıdır, ama Doğu Hıristiyan sanatınca da benimsendiği olmuştur.

Yunan haçı

İlk Hıristiyanların mimaride örnek aldığı yapılar, sadece bazilikalar değildi; Doğu’nun ve İlkçağ ‘Roması’nın saraylarından, kaplıca ve tapınaklarından da kubbeleri, absidleri, sekizgen ve yuvarlak planlan örnek aldılar. O tarihlerde, bir daire veya bir kareden başlayarak yapılan ve sonradan ikişer ikişer karşılıklı dört absid eklenen kiliseler, koilan eşit uzunlukta Yunan haçı görünümündedir. Bu binaları bir veya birkaç kubbe örter.

“Bizans” tipi denilen bu kiliseler Doğu Akdeniz’e özgü olmakla birlikte, Batı Avrupa ve Rusya’da da görülür.

MS 5. yüzyıldan beri kiliseler, mihrapları doğuya gelecek biçimde yapılmıştır, girişleri batıya bakar. Bu yönelim zorunluğu, modern kiliselerin yapılmasıyla ortadan kalktı ve İkinci Vatikan Konsili’nden (1962-1965) beri de papaz, dindarlara dönerek duasını yapmaya başladı.

Yunan haçı plan şemasının daha çok Bizans kültürünün yaygın olduğu yörelerde bir çeşitlemesi ortaya çıktı. Bu yapıda kubbeli orta mekânın dört yanındaki kolların üzeri birer beşiktonozla örtüldü. Kolların arasında kalan boşluklara daha küçük birer kubbeli köşe mekânı getirilerek yapının planı kareye tamamlandı. Kollan eşit uzunluktaki haçın kapalı bir mekân içinde kalması ve dışarıdan anlaşılamaması üzerine bu semaya kapalı Yunan haçı adı verildi. Bu plan şeması daha sonra Ortodoksluğun yaygın olduğu Rusya’da kullanıldı. Bizans mimarisinde bazı kiliselerde iç mekân dört ayağa oturtulan merkezi kubbenin dört yanma eklenen dört kol yerine apsis yönü dışında çevresini U biçiminde saran bir koridorla genişletildi. Bu planın örneklerine İstanbul yapısında, Konstantin Lips Manastır Kilisesi’nin güney yapısında rastlanmaktadır.

İç süsleme

Bazilikalardan katedrallere varıncaya kadar hemen bütün kiliselerde tribün’ ler vardır; Bunlar, ülkesine ve çağına göre, hükümdarı, ilerigelenleri ve kadınları (Yunanistan’da) halktan ayırmak veya Roma döneminde, dinsel törenlere daha çok sayıda kişinin katılmasını sağlamak üzere, üst katta yapılmış galerilerdi. *Gotik dönemde, sahın duvarlarım destekleyen payanda kemeri icat edilince, kiliseye ışık girmesi için sayısız delikler (pencereler, gül bezekler) açılabildi. O zaman, *vitray sanatı, roman kiliselerinin duvarlarını süsleyen * fresk sanatının yerini aldı.

Manastır kiliseleri ve katedraller

Bir azizin kutsal kalıntıları (Aziz Deniş, Reims’daki Aziz Remi) üzerine kurulan manastır kiliselerinin çoğu *roman tarzındadır.

Manastır kiliselerinin, Benediktinler’ in Cluny Manastırının planı üzerine yapılmış olanları, birkaç absidli lüks yapılardır. Üzerine bir dizi görkemli şapelin açıldığı gezi yeri, mahzendeki mezarın üstüne kurulan merkez absidi kuşatır.

Sistersiyen tarikatının manastır kilisesi daha sadedir: Yan sahınları bulunan
bir orta şahın, transeptum üzerinde dört köşe şapeller, yan sahınlara açılan büyük kemerler vardır, ışık vitraysız pencerelerden girer.

12. yüzyıldan itibaren çoğu Meryemana’ya adanmış katedraller (Amiens, Rouen, Reims) yapılmaya başlandı. Bunlar, Uç veya beş sahınlı ve bir gezinti yeri, bir koro yeri, çevre şapelleri, kemerleri, bir galerisi veya triforium’u, vitraylı yüksek pencereleri, kutsal efsaneleri anlatan alçak kabartmaları olan bu cephelerini, kapı sundurmalarını süsleyen pek çok heykeli bulunan büyük ve yüksek yapılardır.

Kategoriler: Tarih

0 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Devamını oku:
Kayseri Şehri Nerededir? Kayseri Şehri Hakkında Her Şey

Kayseri Şehri Nerededir? İÇ Anadolu Bölgesi’nin Orta Kızılırmak Bölümü’nde yer alan Kayseri ili, kuzeydoğu ve doğudan Sivas, güneydoğudan Kahramanmaraş, güneyden...

Kavun ve Karpuz Nedir? Kavun ve Karpuz Hakkında Her Şey

Kavun ve Karpuz Hakkında Her Şey YAZ sıcağında susuzluğu gidermek için iyi bir çare olan karpuz ve kavun, sıcak ülkelere...

Kızılırmak ve Yeşilırmak Nerededir? Kızılırmak ve Yeşilırmak Hakkında Her Şey

Kızılırmak ve Yeşilırmak Nerededir? Kızılırmak ve Yeşilırmak Hakkında Her Şey ANADOLU topraklarından doğup, Karadeniz’e ulaşan iki büyük akarsu. İkisi de...

Kapat